İçeriğe geç
Ekşioğlu Hukuk Bürosu

Ceza Hukuku · 12 dk

Fuhuş Suçu ve Cezası: 2026 Güncel Hukuki Rehber

3 Ekim 2026 · Av. Batur Settar

Fuhuş, Türk hukukunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 227. maddesinde düzenlenen ve özellikle kişilerin ve çocukların fuhşa teşvik edilmesini, fuhşun kolaylaştırılmasını ve fuhşa aracılık edilmesini cezalandıran bir suç tipidir.

Ancak uygulamada sıkça karıştırılan önemli bir ayrım vardır: Fuhuş yapan kişi ile başkasını fuhşa teşvik eden, fuhşa aracılık eden veya fuhuş için yer sağlayan kişinin hukuki durumu aynı değildir.

Bu nedenle “Fuhuş yapmak suç mu?”, “Fuhşa aracılık etmenin cezası nedir?” ve “İnternette fuhuş ilanı vermek suç mu?” gibi soruların her birinin ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Fuhuş suçu hangi kanunda düzenleniyor?

Fuhuş suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 227. maddesinde düzenlenmiştir.

Madde; çocukların fuhşa sürüklenmesi ile yetişkinlerin fuhşa teşvik edilmesi, fuhşun kolaylaştırılması, aracılık edilmesi veya fuhuş için yer temin edilmesi gibi fiilleri ayrı düzenlemektedir.

Kanunun temel amacı, kişilerin ve özellikle çocukların fuhşa sürüklenmesini ve üçüncü kişiler tarafından bu süreçten yararlanılmasını önlemektir.

Fuhuş yapmak suç mu?

Bu konuda internette çok sayıda yanlış bilgi bulunmaktadır.

Yetişkin bir kişinin kendi adına fuhuş yapması, TCK m.227 kapsamında ayrıca suç olarak düzenlenmiş değildir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay da bu ayrımı çeşitli kararlarında ortaya koymuştur. Özellikle bir kişinin kendi adına ve hesabına fuhuş yapmasına yönelik ilan vermesinin, tek başına TCK m.227 kapsamında fuhuş suçunu oluşturmayacağı yönünde Yargıtay içtihadı bulunmaktadır.

Burada önemli olan, kişinin kendi eylemi ile başka bir kişinin fuhşuna aracılık etmesi veya onu fuhşa teşvik etmesi arasındaki farktır.

Dolayısıyla:

“Fuhuş yapan herkes hapis cezası alır.”

şeklindeki bir ifade Türk ceza hukuku bakımından doğru değildir.

Fuhşa teşvik etmek nedir?

TCK m.227/2'ye göre bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, fuhşun yolunu kolaylaştırmak, fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek suç olarak düzenlenmiştir.

Yetişkin bir kişiyi fuhşa teşvik eden veya bu faaliyet için aracılık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

Kanun ayrıca, fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanarak kısmen veya tamamen geçimini sağlamayı da fuhşa teşvik kapsamında kabul etmektedir.

Bu nedenle yalnızca kişinin başka birinin fuhuş faaliyetinden doğrudan para alması değil, kanunda belirtilen koşullarda onun kazancından yararlanarak geçimini sağlaması da önem taşıyabilir.

Fuhşa aracılık etmek nedir?

Fuhşa aracılık, fuhuş yapmak isteyen kişi ile bu kişiden cinsel hizmet almak isteyen kişinin bir araya getirilmesine yönelik faaliyetleri ifade eder.

  • Örneğin somut olayın özelliklerine göre
  • müşteri ile kişiyi buluşturmak
  • iletişim kurmalarını sağlamak
  • fuhuş organizasyonunu yürütmek
  • fuhuş için uygun ortam oluşturmak

gibi faaliyetler TCK m.227 kapsamında değerlendirilebilir.

Yargıtay uygulamasında suçun oluşup oluşmadığı belirlenirken yapılan eylemin niteliği ve kişinin kastı ile olayın diğer delilleri birlikte değerlendirilmektedir.

Fuhuş için yer temin etmek suç mu?

Evet.

TCK m.227/2, fuhuş için yer temin edilmesini de suç kapsamında saymaktadır.

Burada yalnızca bir taşınmazın başkasına kullandırılmış olması tek başına her olayda suçun oluştuğu anlamına gelmez. Yer sağlayan kişinin fuhuş amacıyla hareket ettiğinin ve kanundaki suçun diğer unsurlarının somut olayda bulunduğunun ortaya konulması gerekir.

Dolayısıyla bir evin veya başka bir yerin kullanılmış olması ile bu yerin fuhuş amacıyla ve suçun unsurları kapsamında bilerek temin edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Fuhuş suçunun cezası ne kadar?

  • 2026 itibarıyla TCK m.227 kapsamında temel yaptırımlar şu şekildedir:

Fiil: Çocuğu fuhşa teşvik etmek, kolaylaştırmak, tedarik etmek, barındırmak veya aracılık etmek — Kanundaki yaptırım: 4–10 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası Fiil: Yetişkini fuhşa teşvik etmek, kolaylaştırmak, aracılık etmek veya yer temin etmek — Kanundaki yaptırım: 2–4 yıl hapis + 3.000 güne kadar adli para cezası Fiil: Fuhşa ilişkin belirli görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek, dağıtmak veya yaymak — Kanundaki yaptırım: 1–3 yıl hapis + 200–2.000 gün adli para cezası

Bu yaptırımlar TCK m.227'nin mevcut düzenlemesinden kaynaklanmaktadır.

Bunlar kanunda öngörülen temel ceza aralıklarıdır. Somut olayda nitelikli hâller, teşebbüs, zincirleme suç, iştirak ve diğer genel hükümler ayrıca gündeme gelebilir.

Çocukların fuhşa sürüklenmesi

TCK m.227'nin en ağır düzenlemelerinden biri çocuklarla ilgilidir.

  • Bir çocuğu
  • fuhşa teşvik etmek
  • fuhşun yolunu kolaylaştırmak
  • fuhuş amacıyla tedarik etmek
  • barındırmak
  • fuhşa aracılık etmek

suç olarak düzenlenmiştir.

Bu fiiller bakımından 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Ayrıca kanun, bu suçun işlenmesine yönelik bazı hazırlık hareketlerinin de tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağını açıkça düzenlemektedir.

Bu düzenleme yetişkinlere ilişkin düzenlemeden önemli ölçüde farklıdır.

Çocuğun rızası hukuken geçerli olur mu?

Çocukların cinsel sömürüye konu edildiği durumlarda “rıza vardı” şeklindeki bir savunmanın hukuki sonucu olayın niteliğine göre değişebilir.

TCK m.227, çocukların fuhşa sürüklenmesine ilişkin özel bir koruma mekanizması öngörmektedir. Bu nedenle çocuğun bu sürece katılmış olması, üçüncü kişinin eylemini otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.

Ayrıca somut olayda cinsel istismar gibi başka suçların unsurları bulunuyorsa, yalnızca TCK m.227 açısından değerlendirme yapılması yeterli olmayabilir.

Cebir, tehdit, hile veya çaresizlikten yararlanma

Fuhuş suçunun cebir veya tehdit kullanılarak, hileyle ya da kişinin çaresizliğinden yararlanılarak işlenmesi durumunda ceza ağırlaştırılmaktadır.

TCK m.227/4'e göre bu durumda yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarısından iki katına kadar artırılabilir.

Örneğin bir kişinin ekonomik veya sosyal açıdan içinde bulunduğu çaresizlikten yararlanılarak fuhşa sürüklenmesi ile tamamen özgür iradesiyle hareket eden yetişkin bir kişinin fuhuş faaliyetinin üçüncü kişi tarafından organize edilmesi hukuken aynı şekilde değerlendirilmez.

Somut olayın koşulları ve kullanılan yöntem önem taşır.

Aile ilişkisi veya nüfuz kullanılması cezayı artırır mı?

Evet.

  • TCK m.227/5'e göre suçun
  • eş
  • üstsoy
  • kayın üstsoy
  • kardeş
  • evlat edinen
  • vasi
  • eğitici veya öğretici
  • bakıcı
  • koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi

tarafından işlenmesi veya kamu görevi ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Burada kanunun amacı, kişiye karşı mevcut güven veya nüfuz ilişkisinin fuhuş amacıyla kötüye kullanılmasını daha ağır şekilde yaptırıma bağlamaktır.

Örgütlü şekilde fuhuş yaptırmanın cezası

Fuhuş suçunun, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi de daha ağır yaptırıma neden olabilir.

TCK m.227/6'ya göre bu durumda ilgili suç için verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Ancak burada “birden fazla kişinin bulunması” ile hukuken bir suç örgütünün varlığı aynı şey değildir.

Örgüt hükümlerinin uygulanabilmesi için TCK'daki örgüt suçuna ilişkin şartların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

İnternette fuhuş ilanı vermek suç mu?

Bu sorunun cevabı ilanı kimin, hangi amaçla ve hangi koşullarda verdiğine göre değişebilir.

Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımında, yetişkin bir kişinin kendi adına ve hesabına fuhuş yapması ve bu amaçla kendi ilanını vermesi, tek başına TCK m.227 kapsamında suç olarak kabul edilmemektedir.

  • Buna karşılık üçüncü bir kişinin
  • başkasının fuhşuna aracılık etmesi
  • fuhşu kolaylaştırması
  • başkaları adına müşteri bulması
  • fuhuş organizasyonu yapması

gibi eylemleri TCK m.227 kapsamında değerlendirilebilir.

Dolayısıyla “internette fuhuş ilanı vermek kesinlikle suçtur” veya “internette ilan vermek hiçbir zaman suç değildir” şeklindeki iki uç yaklaşım da doğru değildir.

İlanın kime ait olduğu, kimin hesabından verildiği, ilanı veren kişinin amacı ve başkalarıyla arasındaki ilişkinin niteliği önemlidir.

Fuhşu kolaylaştıran ilan ve içerikleri yaymak

TCK m.227/3, fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişileri ayrıca cezalandırmaktadır.

Bu suçun yaptırımı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezasıdır.

Düzenleme, yalnızca fiziksel materyalleri değil, elektronik ortamda gerçekleştirilen yayma faaliyetlerini de kapsayabilecek şekilde uygulanmaktadır.

Ancak yine burada önemli olan, içeriğin kanundaki amacı taşıması ve failin ilgili suçun unsurlarını gerçekleştirmesidir.

Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden fuhuş

Sosyal medya hesapları, mesajlaşma uygulamaları veya internet siteleri üzerinden gerçekleştirilen faaliyetlerde suçun değerlendirilmesi bakımından dijital deliller önem kazanabilir.

Mesaj kayıtları, ilanlar, hesap bilgileri, para transferleri, kamera görüntüleri ve diğer dijital materyaller somut olayda delil olarak değerlendirilebilir.

Ancak bir telefon numarasının, banka hesabının veya sosyal medya hesabının bir olayla ilişkilendirilmesi tek başına kişinin kesin olarak fuhuş suçunu işlediği anlamına gelmez. Ceza yargılamasında kişinin eylemi, kastı ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Yargıtay kararlarında da fuhuş suçuna ilişkin mahkûmiyetlerin yeterli ve hukuka uygun delillerle desteklenmesi gerektiği görülmektedir.

Fuhuş yapan kişinin kazancından yararlanmak

TCK m.227/2'de özel olarak düzenlenen hususlardan biri de fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılmasıdır.

Kanun, bu kişinin kazancından yararlanarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanmasını fuhşa teşvik kapsamında kabul etmektedir.

Bu nedenle “Ben sadece onun kazancından yararlanıyordum, aracılık yapmadım” şeklindeki bir savunmanın hukuki sonucu, olayın somut özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Fuhuş suçunda mağdur kimdir?

TCK m.227 bakımından özellikle önemli ayrımlardan biri mağdur ile failin belirlenmesidir.

Yargıtay kararlarında, fuhuş yapan kişinin TCK m.227 kapsamında çoğu durumda korunan kişi/mağdur konumunda olduğu, suçun ise onu fuhşa teşvik eden veya fuhşun gerçekleştirilmesini sağlayan üçüncü kişiler bakımından gündeme geldiği belirtilmektedir.

Bu nedenle fuhuş suçunun yapısı, “fuhuş yapan kişi cezalandırılır” şeklinde basit bir modelden ziyade, kişilerin fuhşa sürüklenmesine ve üçüncü kişilerin bundan yararlanmasına karşı koruma sağlayan bir düzenleme şeklindedir.

Fuhuş suçunda tüzel kişiler hakkında ne olur?

TCK m.227'de düzenlenen suçlar bakımından tüzel kişiler hakkında da kanunda öngörülen güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceği düzenlenmiştir.

Bu nedenle olayın bir işletme, şirket veya başka bir tüzel kişi üzerinden gerçekleştirilmesi hâlinde yalnızca gerçek kişilerin sorumluluğu değil, tüzel kişiler açısından öngörülen güvenlik tedbirleri de ayrıca değerlendirilmelidir.

2026 itibarıyla fuhuş suçunda dikkat edilmesi gerekenler

2026 yılında TCK m.227'nin temel yapısında, yetişkin ve çocuklara ilişkin ayrım özellikle önemini korumaktadır.

Özetle:

  • 1. Yetişkin bir kişinin kendi adına fuhuş yapması TCK m.227'de ayrıca suç olarak düzenlenmemiştir.
  • 2. Bir kişiyi fuhşa teşvik etmek suçtur.
  • 3. Fuhşu kolaylaştırmak suçtur.
  • 4. Fuhşa aracılık etmek suçtur.
  • 5. Fuhuş için yer temin etmek suçtur.
  • 6. Çocuğu fuhşa sürükleyen eylemler daha ağır cezalandırılır.
  • 7. Cebir, tehdit, hile veya çaresizlikten yararlanılması hâlinde ceza artırılabilir.
  • 8. Bazı aile, vesayet, bakım veya nüfuz ilişkilerinin kötüye kullanılması hâlinde ceza artırılır.
  • 9. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda ceza artırılabilir.
  • 10. İnternet üzerinden gerçekleştirilen eylemler de somut olayın niteliğine göre TCK m.227 kapsamında değerlendirilebilir.

Yargıtay uygulamasında en önemli ayrım: Kendi fuhşu ile başkasının fuhşuna aracılık

Fuhuş suçları bakımından Yargıtay uygulamasının en önemli noktalarından biri, kişinin kendi fuhuş faaliyetini yürütmesi ile başka kişilerin fuhşunu organize etmesi veya kolaylaştırması arasındaki ayrımdır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bir kararında, kişilerin internet sitesinde kendi adlarına ve hesaplarına fuhuş ilanı vermelerinin, başkalarının fuhşuna aracılık veya kolaylaştırma olarak kabul edilemeyeceği ve TCK m.227 kapsamında suçun unsurlarının oluşmayacağı değerlendirilmiştir.

Bu yaklaşım, internet ortamındaki ilanlar bakımından özellikle önemlidir.

Çünkü aynı internet sitesi üzerinde bulunmak veya benzer ilanlar vermek, her kişinin hukuken aynı sıfatla hareket ettiği anlamına gelmez.

Sonuç

Türk hukukunda fuhuşla ilgili en önemli düzenleme TCK'nın 227. maddesidir.

Ancak bu maddeyi yalnızca “fuhuş suçu ve hapis cezası” şeklinde değerlendirmek doğru değildir. Kanun esas olarak kişilerin ve özellikle çocukların fuhşa teşvik edilmesini, fuhşun kolaylaştırılmasını, aracılık edilmesini ve bu faaliyetlerden üçüncü kişilerin yararlanmasını cezalandırmaktadır.

2026 itibarıyla yetişkin bir kişinin kendi adına fuhuş yapması TCK m.227 kapsamında ayrıca suç olarak düzenlenmiş değildir. Buna karşılık başka bir kişiyi fuhşa teşvik etmek, fuhşa aracılık etmek, fuhşu kolaylaştırmak veya fuhuş için yer temin etmek ciddi hapis ve adli para cezalarını gerektirebilir.

Çocukların fuhşa sürüklenmesi bakımından ise kanun çok daha ağır yaptırımlar öngörmektedir. Cebir, tehdit, hile, çaresizlikten yararlanma, aile veya nüfuz ilişkisinin kötüye kullanılması ve örgüt faaliyeti gibi durumlarda da ceza ağırlaşmaktadır.

Bu nedenle bir olayda yalnızca “fuhuş yapıldı mı?” sorusunun cevaplanması yeterli değildir. Kim ne yaptı, kimin adına hareket etti, başkasının fuhşuna aracılık edildi mi, maddi kazanç sağlandı mı, kişi üzerinde baskı veya hile kullanıldı mı ve olayın diğer delilleri neler? sorularının tamamı değerlendirilmelidir.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir soruşturma veya ceza davasında olayın özellikleri ve dosyadaki deliller ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu sitedeki metinler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya ilişkin hukuki tavsiye veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Avukatlık hizmeti, yazılı vekâlet ve açık kabul ile başlar.

İlgili çalışma alanı

Ceza Hukuku

Bu konuda görüşün